Kimse “kaybettik” demeyecek Mehmet Karaman 27 Mart 2026 Posted in Haber Tüm ileri askeri teknolojiye rağmen, ABD-İsrail haydutluğunun İran’a kayıtsız şartsız diz çöktürdüğü söylenemez. ABD-İsrail ikilisi İran’da rejimin önde gelen isimlerini ortadan kaldırmış olsa da, ABD Başkanı Trump’ın birbiriyle çelişen açıklamaları savaş öncesi yapılan planlamalardaki hedefe ulaşılamadığının göstergesi. Trump yönetiminin, İran’ın Körfez ülkelerini hedef alarak savaşı bölgeye yayacağını ve Hürmüz kartını devreye sokarak dünya ekonomisini felce uğratabileceğini hesap etmediği anlaşılıyor. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan sıkıntı tüm dünyada enerji tedariki alarmı verdirince, Trump yelkenleri indirmek zorunda kalmış gibi. Zaten sona erse bile savaşın bir süre daha dünyaya ağır maliyetinin olacağı aşikar. Enerji açığının büyümesiyle iş artık öyle bir noktaya geldi ki, taraflar ister istemez savaş ortamından çıkış yolunu aramaya başladılar. Trump, yalan söylemlerin ağır bastığı saçma sapan konuşmalarıyla daha şimdiden kendisini savaşın kazanını göstermeye çalışsa da, ABD’deki komuoyu yoklamaları Trump yönetimine duyulan güvenin ciddi şekilde düşmeye başladığını ortaya koyuyor. Trump’ın görev performansını onaylamayanların oranının yüzde 60’a yükselmesi, alarm zillerinin çaldığını gösteriyor. Amerikalıların yüzde 55’i de Trump’ın ülkeyi belirsizliğe götürdüğünü düşünüyor. Anket verileri, ABD’de 3 Kasım’da yapılacak Kongre ara seçimlerinde Cumhuriyetçilerin ağır bir yenilgi alabileceğinin işareti olarak değerlendiriliyor. Seçim sonrası Cumhuriyetçiler eğer Kongre’de çoğunluğu kaybederlerse, başkanlık seçimlerine iki yıl kala Trump ABD’yi yönetmede ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalabilir. Bu durumda Trump’ın iki yıl öncesinden “Topal Ördek” durumuna düşeceğini söyleyenlerin sayısı az değil. Bu tehlikeyi gördüğü için de Trump “Biz kazandık, rejimi değiştirdik” yalanlarıyla savaşı sona erdirme arayışına girmiş olabilir. ABD basınına yansıyan 82. ve 101. Hava İndirme Tümenlerinden yaklaşık 2-3 bin askerin büyük ihtimal sınırlı bir operasyon için bölgeye gönderileceği haberlerini de bu kapsamda değerlendirmek gerekir. Trump, en azından “Biz kazandık” vurgusunu halka hissettirmek için İran petrol ihracatının yüzde 95’nin yapıldığı Hark Adası’na ABD askeri postalının değdiğini bir şekilde gösterme düşüncesinde olabilir. Ancak Hark’a yapılacak olası bir çıkarmada verilecek kayıpların Trump yönetimine maliyetinin daha ağır olacağını da unutmamak gerekir. İsrail tarafı ise savaşın devam etmesinden yana. Faşist Netenyahu yönetiminin İran’ın Körfez’e saldırısını bahane ederek, bölge ülkelerini savaşın içine çekip, kendi çıkarları için “Pers-Arap Savaşı” planları yaptığı iddialarının yabana atılır yanı yok. ABD ve İsrail’in bu tutumuna karşı, Mollaların da ağır zayiata rağmen İran’da rejimin ayakta kalmasını “Zafer bizim” diye yutturacağından da şüphe yok. Ezcümle, sonuç ne olursa olsun kimse “Kaybettik” demeyecek. Author: Mehmet Karaman

