Ahmet Nur Çebi: Taraftar üzülürken ben kahroldum

BJK Emlakjet Spor Kompleksi’nde gerçekleştirilen siyah-beyazlı kulübün genel kurulunda Başkan Ahmet Nur Çebi açıklamalarda bulundu. Başkan olarak seçildiği dönemde banka yapılandırması nedeniyle siyah-beyazlı kulübün tüm gelirlerinin bankalar tarafından temlikli olduğunu anlatan Çebi, “Birçok sıkıntımız vardı. Elektrikten suya, ödenmemiş aylarca maaşlar vardı. Ben elimden geldiğince taşın altına elimi koymaya, vazifemi yapmaya çalıştım. Özellikle eylül ayında UEFA’ya verilmesi gereken temiz kağıdı, UEFA’ya yazı yazılarak ekim ayı sonuna ertelendi. Bugünün 400 milyon TL’si olan parayı tedarik ettik. Pandemi zor bir dönemdi, hiçbir yere gidemiyorsunuz. Sadece alacaklılar, alacaklarını, sporcular alacaklarını istiyor. Ama para vermeye gelince pandemi mazeretiyle kimse ortalıkta yoktu. Bu süreçte de alacaklıların icra davaları vardı. Geldiğimde, ‘Beşiktaş’ın namusu, şerefi bana ait’ demiştim. Beşiktaş’ın borcu namustur, bu yüzden herkesle göğüs göğüse mücadele ettim. ‘Bırakmam Seni’ Kampanyası bana enerji vermişti. Bu camia, kutsal bir camia. Bir yapılandırma dönemi yaşadık. Cumhurbaşkanına gittik. Bankalarla önümüzü açma talimatı verildi. O dönemde 40 milyon Euro, ilk yapılandırmada bırakılan Euro’yu, TL’ye çevirerek 600-700 milyon TL tasarruf ettirdik” diye konuştu.

“TARAFTAR, CAMİA VE GENEL KURUL BİR BÜTÜNDÜR”

Sportif başarılardan söz eden Ahmet Nur Çebi, “Daha sonra Sergen Hoca’yla şampiyon olduk. Kadınlar dahil 4 kupa getirdik. Bu zor dönemde getirilen kupalara çok büyük önem verdik. O dönemde o kupaları müzeye getiren Beşiktaş taraftarıdır. Onlar olmasa dahi bize verdiği güçtür. Taraftar camia ve genel kurul bir bütündür. Biri gözüyse biri kulağıdır. Camiamızın her bireyi Beşiktaş’ı oluşturuyor. Bu kutsal camiayı taşımayı biz vazife edindik, dolayısıyla bir ayrımcılık tarif edemeyiz” ifadelerini kullandı.

“GÖREVİ 180-200 MİLYON TL KASADA PARAYLA DEVREDİYORUM”

Siyah-beyazlı kulübün kendisi döneminde dünden ödenmemiş bir kuruş borcu olmadığını anlatan Çebi, “Bizden alacağı olan bankalar dışında borcumuz yoktur. Gelen arkadaşlar böyle bir sorunla karşılaşmayacaklar. Bunu da gurur vesilesi olarak görmek istiyorum. Stat sponsorluk sürecinde ikinci ve üçüncü yıllar için ödenmesi gereken paralar Beşiktaş finansal açıdan kar sağladığı için erken tahsil edilmiştir. Bir kısmı bankalara ödenmiştir. Yönetimden herhangi bir kişiye ödeme yapılmamıştır. 400 milyon TL borçla başladığım borcu artı 180-200 milyon TL kasada parayla devrediyorum” diye konuştu.

“BEŞİKTAŞ’A DEĞER VERMEYENE BEN HİÇ VERMEM”

Genç oyunculara şans verdiklerini ve satışlardan gelir elde ettiklerini aktaran Çebi, “Genç futbolcularımızı altyapıdan bizim dönemimizde çıkardık. Bunların bonservisiyle Beşiktaş’a gelir sağladık. ‘Bunlar 40 milyon yapardı’ diyenler var. İnşallah yaparlar çünkü sözleşmelerde haklarımız var. Bu genç kardeşlerimizle kalmaları için mücadele ettim. Kimisi ailesinden dolayı ‘Burada huzursuz yaşıyorum, önümüzü açın’ dedi. Bir tanesinin babasıyla görüşmek istedim. ‘Konu babamı ilgilendirmiyor’ dedi. Beşiktaş’a değer vermeyene ben hiç vermem. Bu çocukları biz yetiştirdik ama Beşiktaş’ta kalmak istemeyene ben zorla kal diyemem mücadelemi veririm ama yakasına paçasına sarılamam” açıklamasında bulundu.

“GELECEK YÖNETİMLER DE EVVELKİ DÖNEMİ BAĞIMSIZ KURULUŞA DENETLETSİN”

Kendinden önceki dönemlerin incelenmesiyle ilgili de açıklamalarda bulunan Çebi şunları söyledi:

“‘Paralar nerede?’ diye buradan giden başkanın hesaplarının incelenmesi talep edildi. Tarafsız bir kuruluşa tüm hesapları incelemesi için talimat verdik. O süreç tamamlandıktan sonra tüm evraklar ilgili makamlara intikal ettirilmiştir. Bunu hesap görmek için yapmadım. Bunu camia benden istedi. Bunu yapmasaydım vicdani olarak doğru bir yerde görmeyecektim. Bu işlem şahsi bir işlem değildir. Yasal bir sorumluluğu yerine getirdim, kötü de bir şey yapmadım. Gelecek yönetimler de bir evvelki dönemi bağımsız bir kuruluşa denetletsin.”

BJK Nevzat Demir Tesisleri’yle ilgili durumu da çözdüklerini belirten Çebi, “Nevzat Demir Tesisleri, orman bakanlığı tarafından spor bakanlığından alınmış. Spor bakanlığında sözleşmesi olan Beşiktaş açıkta bırakılmıştır. Çalışmalarımızın sonuncunda Beşiktaş Futbol A.Ş ile kiralamasını 29 yıllığına yapmıştır. Bundan sonra dava açılması söz konusu bırakılmamıştır” ifadelerini kullandı.

“TFF BAŞKANI EL KALDIRMADI AMA BUNU PROPAGANDA OLARAK KULLANDILAR”

TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ile Beşiktaş taraftarları arasında Tüpraş Stadyumu’nda yaşanan olaylara da değinen Çebi, “Ben TFF başkanının avukatı değilim. TFF başkanıyla mücadele eden Beşiktaş’ın hakkını aramaya çalışan birisiyim. Ama olanı olmayanı söylemek lazım. Kimse Beşiktaş başkanına da taraftarına da el kaldıramaz. Kaldırmadılar da ama bunu propaganda olarak kullanmak Beşiktaş’ı incitir. Öyle bir şey olsa ben gerekeni yapardım. 5 dakika daha bekleyip içeri girebilirdi. Beşiktaş taraftarını tahrik etmeyip Lugano maçının sonucuna tesir etmeyebilirdi. TFF başkanının orada iyi niyetli olduğunu düşünmüyorum. Ben TFF başkanıyla geldiği günden beri mücadele eden tek kulüp başkanıyım” diye konuştu.

“HAKEMLERİN GİTMESİ GEREKTİĞİNİ SÖYLEYEN BENDİM”

MHK ve hakemlerle ilgili de düşüncelerini aktaran Başkan Çebi, “MHK hakemleri gönderdi sonra geri geldiler. Bunların gitmesi gerektiğini, gelmemeleri gerektiğini hakem kurulunun baştan aşağı sıfırlanmasını söyleyen bendim. Ben Beşiktaş’ı temsil ediyorum. Bir gün öyle bir gün böyle konuşmadım. Ama diğer kulüpler önce şöyle sonra böyle… Sonra gerçekleri kabul ettiler. Beşiktaş başkanı haklıydı dediler. Bunu dedirtmek benim için onur ve gurur kaynağı” ifadelerini kullandı.

“TARAFTAR ÜZÜLÜRKEN BEN KAHROLDUM”

Yaz transfer döneminde kadroya katılan oyuncuların eleştirilmesiyle ilgili ise Çebi şunları söyledi:

“Yapılan transferlerin yanlış olduğu söyleniyor. Evet çok üzücü sonuçlar aldık. Taraftar üzülürken ben kahroldum. Bu takım, bu oyuncular bir süre sonra yukarıya doğru çıkacaklar ve hak ettikleri değeri bulacaklar. Bunlar hoca tarafından istenerek getirildi. Yok sayamayız. Bunlar Beşiktaş oyuncusudur. Onlara biz değer verelim. Gedson Fernandes, Rachid Ghezzal ve Milot Rashica, Galatasaray’ın elinden alınarak bir gecede Türkiye’ye getirilmiştir. Bunları hatırlatmakta fayda var. Alex ve Pjanic’i taraftar istedi onlar da geldi. Bugün gelse herkesin alkışlayacağı Aboubakar getirildi. Başarılı tarafları da konuşalım başarısızlıkları da. Hep başarısızlık yok yapılan güzel şeyler de var.”

Ahmet Nur Çebi, yarınki seçimde başkanlığa gelecek olan adayın sonuna kadar destekçisi olacağını da sözlerine ekledi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir