İspanya’da Başbakan Pedro Sanchez’in eşi Begona Gomez hakkında yürütülen soruşturmanın dava aşamasına taşınması, ülkede son yılların en büyük siyasi ve hukuki tartışmalarından birine dönüştü. Yaklaşık bir buçuk yıldır devam eden incelemelerin ardından soruşturmayı yürüten hakim Juan Carlos Peinado, Gomez hakkındaki suçlamaların mahkeme önünde değerlendirilmesi için yeterli delil bulunduğu kanaatine vardı.
Kararla birlikte Begona Gomez’in sanık olarak yargılanmasının önü açılırken, mahkeme tarafından uygulanacak ihtiyati tedbirler de kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Peinado, 24 Haziran’da mahkemeye çağırdığı Gomez’in pasaportuna el konulmasına ve ayda iki kez adli makamlara giderek imza vermesine hükmetti.
KARAR BASINA SIZDI

Ancak kararın resmi olarak tebliğ edilmeden önce basına sızması yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Muhalefet ve hükümet çevreleri, henüz uygulanmayan bir adli tedbirin medya organlarına önceden servis edilmesini yargı etiği açısından sorguladı.
Tepkilerin odağındaki bir diğer konu ise hakimin kararında yer verdiği gerekçeler oldu. Peinado, Başbakan’ın eşinin ülkeden kaçma ihtimali bulunduğunu öne sürerken, İspanyol polisinin de olası bir kaçış girişiminde Gomez’e yardımcı olabileceğini ima eden değerlendirmelere yer verdi. Bu ifadeler hukuk çevrelerinde ve siyasi arenada büyük polemik yarattı.
“GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMA” SUÇLAMASI

İspanya Yargı Genel Kurulu (CGPJ), hakimin polis teşkilatına yönelik söz konusu imaları nedeniyle harekete geçti. Kurul üyeleri arasında yapılan iki günlük olağanüstü görüşmeler sonunda Juan Carlos Peinado hakkında disiplin soruşturması açılmasına karar verildi.
Sekiz üyeli kurulda yapılan oylama 4’e karşı 4 eşitlikle sonuçlandı. Ancak kurallara göre eşitlik halinde kurul başkanı Isabel Perello‘nun oyu iki oy sayıldığından, soruşturma açılması yönünde karar çıktı.
“Yetkisini kötüye kullanma” iddiasıyla incelenecek olan Peinado’nun önümüzdeki eylül ayında 70 yaşına girmesi ve normal şartlarda emekliye ayrılması bekleniyor.
HÜKÜMET VE MUHALEFET KARŞI KARŞIYA
Başbakan Pedro Sanchez’in liderliğindeki hükümet, hem dava sürecine hem de alınan ihtiyati tedbirlere sert tepki gösterdi. Adalet Bakanı Felix Bolanos Garcia başta olmak üzere çok sayıda bakan, hakimin kararlarının hukuki dayanaklardan uzak olduğunu savundu.
Dijital Geçiş ve Kamu Yönetimi Bakanı Oscar Lopez, Ulaştırma Bakanı Oscar Puente ve Bilim, İnovasyon ve Üniversiteler Bakanı Diana Morant
Hükümet kanadı ayrıca, hakimin Begona Gomez’i ifadeye çağırdığı 24 Haziran tarihinin tesadüf olmadığını öne sürdü. Aynı gün Peinado’nun, Sosyalist İşçi Partisi‘ni (PSOE) ilgilendiren bazı yolsuzluk dosyalarına ilişkin kendi talebiyle Meclis Genel Kurulu’nda konuşma yapacak olması da eleştirilerin merkezine yerleşti.
Buna karşılık ana muhalefetteki muhafazakâr Halk Partisi (PP), yargı bağımsızlığının korunması gerektiğini savunarak hükümeti mahkemeler üzerinde baskı kurmaya çalışmakla suçladı.
24 YIL HAPİS TALEBİ
Soruşturmanın temelini, aşırı sağcı ve aşırı Katolik görüşleriyle bilinen Hazte Oir derneğinin yaptığı suç duyurusu oluşturuyor. Dernek, Begona Gomez’in sahip olduğu siyasi nüfuzu kullanarak çeşitli şirket ve kurumlarla ilişkiler geliştirdiğini, kamu kaynaklarından usulsüz biçimde yararlanmaya çalıştığını öne sürdü.
Dava dosyasında Gomez hakkında “nüfuz ticareti”, “iş dünyasında yolsuzluk”, “zimmet” ve “görevi kötüye kullanma” gibi suçlamalar yer alıyor. Savcılık tarafından desteklenmeyen ancak özel dava yoluyla sürdürülen süreçte Gomez için toplam 24 yıl hapis cezası talep ediliyor.
Başbakanlık tarafından Begona Gomez’e yardımcı olmak üzere görevlendirilen Cristina Alvarez de aynı dosyada sanık olarak yargılanacak. Alvarez hakkında da 22 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
SUÇLAMALARIN ODAĞINDA ÜNİVERSİTE PROJESİ VAR
Dosyada yer alan iddialara göre Gomez, görev yaptığı Madrid Complutense Üniversitesi bünyesinde geliştirilen bir yazılım ve dijital araç projesi için sponsorluk, teknik destek ve çeşitli hizmetlerin sağlanması sürecinde kamuoyundaki konumunu kullandı. Ayrıca bazı kuruluşlardan mali avantaj elde ettiği, kamu fonlarının kullanımında usulsüzlüklere göz yumduğu ve nüfuzunu ticari ilişkilerde etkili şekilde kullandığı öne sürüldü.
Ancak soruşturmanın en dikkat çekici ayrıntılarından biri de İspanyol Jandarmasına bağlı Merkezi Operasyon Birimi’nin (UCO) hazırladığı rapor oldu. UCO tarafından hazırlanan inceleme raporunda, Begona Gomez’e yöneltilen suçlamaları doğrulayacak herhangi bir bulguya ulaşılamadığı belirtilmiş ve iddialar reddedilmişti.
Bu nedenle dava süreci yalnızca Başbakan’ın eşi hakkındaki suçlamalar nedeniyle değil, aynı zamanda İspanya’da yargının tarafsızlığı, siyasi müdahale iddiaları ve kurumlar arasındaki güç mücadelesi açısından da ülke gündeminin en sıcak başlıklarından biri haline geldi. (AA)