Yazıcıoğlu dosyasında Destici iddiası: “Uçan tabut” uyarısı soruşturulsun

Img

BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki beş kişi, 25 Mart 2009’da Kahramanmaraş’tan Yozgat’ın Yerköy ilçesindeki mitinge gitmek üzere havalandıkları helikopterin düşmesi sonucu yaşamını yitirdi. Aradan geçen 17 yılın ardından Adalet Bakanı AKIN GÜRLEK, soruşturma kapsamında 25 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Dosyanın avukatlarından Selami Ekici, soruşturmadaki son gelişmeleri değerlendirdi.

“DOSYADAKİ BELGELER OLAYIN KARANLIK NOKTALARINI ORTAYA KOYUYOR”

Soruşturma dosyasında yıllardır önemli bilgi ve belgelerin bulunduğunu belirten Ekici, hukuki açıdan incelendiğinde olaydaki eksikliklerin açık biçimde görülebileceğini savundu.

Kazanın münferit bir olay olmadığını öne süren Ekici, dosya boyunca örgütlü bir yapı ihtimali üzerinde durduklarını ifade ederek, helikopterin düşmesine ilişkin iki temel senaryoyu değerlendirdiklerini söyledi. Bunlardan birinin savaş uçaklarının etkisi, diğerinin ise karbonmonoksit iddiası olduğunu belirten Ekici, bu başlıkların bugüne kadar yeterince araştırılmadığını ileri sürdü.

“HELİKOPTERİN KİRALANMA SÜRECİ MUTLAKA ARAŞTIRILMALI”

Ekici’ye göre soruşturmanın en kritik başlıklarından biri helikopterin kiralanma süreci. Yazıcıoğlu’nun seçim programları kapsamında iki farklı helikopter planlamasının yapıldığını anlatan Ekici, helikopterle yapılan/yapılacak planlamalar için şunları söyledi : 25 mart 2009 tarihinde yapılacak sivas-çağlayancerit-yerköy uçuşu için 206bell tipi (bu helikopterle uzun mesafe uçuşu planlanmış) , 2. Gün uçuş programı içinse agusto 119 koala tipi (bu helikopterle kısa mesafe uçuşu planlanmış) helikopterlerle planlama yapılmıştır. Bu helikopterleri uzman havacılara sorduğumuzda : Uzun mesafede kullanılan ve düşen helikopter için eski model şahin diğeri ise konforlu bir Mercedes benzetmesi yapmışlardır. Burada; uzun mesafeli uçuş için daha yetersiz helikopterin kullanılması, kısa mesafeli uçuş için daha donanımlı helikopterin kullanılmasının açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi. (Ayrıca düşen helikopter 2006 yılında ABD’ de sert iniş yapmış yani kaza yapmış ve sonradan TÜRKİYEYE ithal edilmiştir.) Dosyada yer alan ifadelerden birine işaret eden Ekici, Ahmet Demir isimli kişinin, hem Muhsin Yazıcıoğlu’nu hem de dönemin parti yöneticilerini söz konusu helikoptere binmemeleri konusunda uyardığını iddia etti. Ekici, buna rağmen uçuşun gerçekleştirildiğini belirterek, bu süreçte sorumluluğu bulunan kişilerin de araştırılması gerektiğini savundu.

Ekici, “Helikopterin kiralanma süreci eksik bırakılırsa soruşturmanın önemli bir ayağı karanlıkta kalır” değerlendirmesinde bulundu.

GÖZALTILAR ÜÇ BAŞLIKTA TOPLANDI

Soruşturmada gözaltına alınan kişileri üç grupta değerlendiren Ekici, ilk grubun Malatya 2. Kara Havacılık Alayı’nda görev yapan kaza-kırım ekibi olduğunu söyledi. Bu ekip hakkında daha önce de işlem yapıldığını hatırlatan Ekici, bu kez önceki süreçten farklı olarak komutanların da gözaltına alındığını ifade etti. İkinci grupta ise sivil havacılık kaza-kırım ekibinde görev yapan isimlerin bulunduğunu belirten Ekici, bakım teknisyenleri ile bazı şüphelilerin de soruşturmaya dahil edildiğini aktardı. Ekici, teknisyenlerden Kenan Köksal’ın kaza sonrası olay yerine gitmesinin dikkat çekici olduğunu öne sürerek, Köksal’ın firari durumda olduğunu iddia etti.

“ÜÇ SAVAŞ UÇAĞININ PİLOTLARININ GÖZALTINA ALINMASI ÖNEMLİ”

Ekici, soruşturmadaki en dikkat çekici gelişmelerden birinin ise olay günü bölgede uçuş yaptığı belirtilen üç savaş uçağının pilotlarının gözaltına alınması olduğunu söyledi. İki F-4 ile bir F-16 pilotunun soruşturmaya dahil edilmesini önemli bir gelişme olarak değerlendiren Ekici, dosya boyunca özellikle bir savaş uçağının helikopterin düşmesine neden olmuş olabileceği yönünde iddialar dile getirdiklerini ifade etti. Pilotların vereceği ifadelerin soruşturmanın seyri açısından kritik olduğunu belirten Ekici, “Bu kişiler yaşananlara ilişkin bildiklerini eksiksiz anlatırsa dosyanın aydınlatılmasına önemli katkı sağlayabilir” dedi.

“TOPLUM VİCDANINDA KAPANMIŞ BİR DOSYA DEĞİL”

Adalet Bakanlığı bünyesinde Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın kurulmasını olumlu değerlendiren Ekici, soruşturmanın yeniden hız kazanmasını önemli bulduğunu söyledi. Daha önce dosyada iki kez takipsizlik kararı verildiğini, ancak yaptıkları itirazlar sonucunda bu kararların kaldırıldığını hatırlatan Ekici, Muhsin Yazıcıoğlu dosyasının kamuoyu vicdanında hâlâ kapanmadığını belirterek, soruşturmanın tüm yönleriyle derinleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

yok

Author: Murat Şahin